Departmanlararası savaş (!)

Bugün yorum bıraktığım bir LinkedIn postundan esinlenerek bu önemli konuyu ele almaya karar verdim.
Departmanlararası savaş (!) ya da çekişmeler diyelim…
En önemli belirtiler :

  • Işler kötü gittiğinde her birimin farklı bir birimi parmakla göstermesi, satışı biriminin üretimi suçlaması, üretimin sevkiyat birimini, pazarlamanın hepsini ve bu şekilde döngü devam eder
  • Her departmanın ayrı bir uydu gibi hareket etmesi, çok disiplinli bir üretim süreci var süreç tıkırında işliyor ama ürün tüketici ihtiyaçlarını karşılamıyor veya pahalı ve satmıyor, bu satış ve pazarlamanın problemi (!)
  • Farklı departman yönetici veya çalışanlarının toplantı dışında pek fazla bir araya gelmemeleri

Bu tablo genellikle şirketçe aynı hedefe koştuğunun farkında ve bilincinde olmayan çalışan ve yönetici topluluklarından oluşan organizasyonlarda ortaya çıkar. Maalesef gözlem ve deneyimlerimiz göstermektedir ki çoğu şirkette bu tablo yaşanmaya devam etmektedir. Çünkü departman çalışanları kendi konfor alanlarını bozmadan, şirket içinde ayrı bir şirket gibi çalışmayı tercih ediyorlar ve bunu daha güvenli buluyorlar.

Eğer tüm şirket çalışanları ortak bir hedefe koştukları bilincine sahipse ve aynı şekilde şirket de başarıyı tüm birimlere hakkını vererek adilce (eşit değil) dağıtıyorsa o zaman bu tür sorunlar gözlenmez. Günün sonunda eğer ticari bir organizasyonsanız satış hedeflerine ulaşmak sadece satışın veya pazarlamanın değil, aynı zamanda lojistik, insan kaynakları, finans, IT birimi vs nin de aynı derecede hedefi ve önceliği olmalı ve tüm birim çalışanlarında bu farkındalık oluşturulmalı. Böyle olduğunda o zaman her birim uzayda ayrı bir gezegen gibi değil, tersine o şirketin ticari hedefine ulaşması için çabalayan bütünün organik bir parçası halinde hareket etmeye başlar. Örneğin, işe alımdan sorumlu bir uzman, görevinin sadece işe eleman almak değil (şirketin hedefine ulaşmasını sağlayacak) en yetenekli personeli işe alması gerektiğinin idrakında olarak işe alım sürecine odaklanır. Bütün bu işleyişi sağlayacak olan da açıkçası şirketin tepe yöneticisinin ve kurmay ekibinin vizyonudur.


Geniş insan topluluklarının sadece ortak hedef farkındalığı olması tabiki tek başına yeterli değil, bu hedefe nasıl gidileceği ile ilgili bir yol haritası oluşturulması da son derecede kritik;

  • dolayısıyla başta hedefin ortaya konması,
  • ardından yol haritasının belirlenmesi,
  • uygun ve yetkin insan profillerinin istihdam edilmesi ve
  • yol boyunca belli aralıklarla doğru zamanda doğru yolda olduğumuzun denetlenmesi,

bunların hepsi bir şef ve orkestra yapısında baştan sona uyumla çalınan bir eser gibi yürütülmeli.

Bu nedenle bu yapıyı kurmak, sürdürmek, en alt hiyerarşik kademeye kadar içselleştirilmesini sağlamak ve denetlemek için tepe yöneticisi ve kurmay ekip işin öncelikli kısmı.

Doğru vizyon ve yeteneklere sahip bu yönetici ekip zaten kendi vizyonlarına paralel yetenekli kişileri göreve getirip onlara koçluk ederek, çarkların fazla müdahele gerektirmeden, işlemesini sağlayacaktır; diğer bir deyişle tepe yönetici burada işi yapan değil her yönüyle sistemi kuran kişi olmalıdır.

“Together we stand, divided we fall”

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: