İndirim Yalanları

Bu indirimi sakın kaçırmayın!

Etiket fiyatı üzerinden %50 indirime ek %25 indirim ayrıca ikinci ürün yarı fiyatına, üstelik toplam alışveriniz tutarınız 5.000TL’ye ulaştığında 1.000TL de “Hediye Çeki”.

Her şeyin güllük gülistanlık olduğu ülkemizde ne mutlu bize ki her gün indirim var!

Dahası fiyat sadece 999,99TL yani cebinizden 1.000 TL çıkmayacağı için çok şanslısınız!

Bu kampanya iletişim şekli ne yazık ki özellikle perakende sektöründe çok yaygın bir şekilde tercih ediliyor.

Halbuki eğer tüketici ile güvene dayalı bir marka ilişkisi kurma amacımız varsa (ki olmalı) bu yaklaşımın bu amaca hizmet ettiği kesinlikle söylenemez.

Promosyon markası olmak da bir seçimdir tabiki ancak bu bir marka için çok yorucudur. Çünkü müşterinizi daha avantajlı bir promosyon vaadi veren herhangi bir markaya çok kolay bir şekilde kaptırırsınız ve sürekli olarak yeni promosyon vaatleri sunarak müşterinizi yeniden kazanmaya çalışmak gibi bitmeyen bir döngü içerisine girmeniz gerekir.

Marka yöneticilerinin, 365 gün indirim uygulamalarının tüketicide karşılığı olmadığını artık anlaması gerektiğini düşünüyorum; parasının karşılığını almak isteyen tüketici günün sonunda ödediği net fiyata bakıyor ve tüm indirimler düştükten sonra karşılaştırma yapıyor.

Siz marka olarak tüketiciye fiyat promosyonu dışında bir farklılık, vaat sunamıyorsanız fiyat karşılaştırma tablosuna girip çıkan herhangi bir marka olmaktan öteye gitme şansınız kalmıyor.

Bu cazip indirimlerle amacın tüketicinin dikkatini çekmek, perakendecilik jargonuyla “gel gel” yapmak olduğunu savunanlar olabilir, ancak yılın 12 ayı indirim uygulanan bir ortamda bunun da anlamı pek olmuyor.

Sonu gelmeyen indirim kampanyaları ile sadece marka olarak inandırıcılığını kaybediyorsunuz, marka algınızdan ödün veriyorsunuz.

İndirim,

  • belli bir adete veya tutara bağlı yapılabilir
  • sezon sonu ürünler için dönemsel uygulanabilir
  • bir lansman ürünü için tanıtım amacıyla tüketiciye sunulabilir

Bu ve buna benzer yöntemlerle yapıldığında indirim gerçekten inandırıcı olur ve tüketiciyi de güvenle teşvik eder, alışverişe yönlendirir. Çünkü tüketici bunun gerçek bir fırsat olduğunu idrak eder.

Üstelik bu tür indirimlerle marka algısından da herhangi bir şey kaybetmezsiniz.

Peki markalar neden bu you tercih ediyor?

Ben buna “panik pazarlama” diyorum.

Genellikle kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejiye dayalı değil, günlük hatta bazen anlık reaksiyonlarla markayı yönetme biçiminin yol açtığı ve kendi marka politikasından daha çok sürekli rakiplerin ne yaptığını izleme anlayışının yol açtığı bir pazarlama şekli bu, ki pek çok sektörde aynı elden çıkmış gibi farklı markaların arka arkaya benzer reklamları çıktığına rastlamışsınızdır.

…bu da artık başka bir yazı konusu olsun 😉

Leave a comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s